hassa imzaHatay İli, biyolojik çeşitliliğin zenginliği ve Afrika kökenli türler açısından ülkemizdeki zengin ve çeşitli bölgedir. Amanos Dağları şimdiye kadar bu çeşitliliğin merkezi olarak addedilirken, Derneğimiz Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şubesi tarafından 2010 yılında başlatılan ve Reyhanlı’dan başlayıp, Kilis-Gaziantep sınırına kadar devam eden sınır bölgesinde yoğunlaşan çalışmalarla bu çeşitlilik büyük oranda tespit edilmiş, kayda alınmıştır.

Biyolojik çeşitliliğe ek olarak Aktepe-Hassa-Akbez karayolu ile Suriye sınır hattı arasında günümüzden 1.200.000 yıl ila 600.000 yıl öncesi arasında oluşmuş volkanik alan ve volkanik alanda görülmesi olası yapılar da kayda alınmıştır. Bu yapılar volkan konileri, lav tünelleri, bazalt sütunları, cüruf konileri, sıçratma konileri, hornitoslar, basınç sırtı oluşumları, volkanik çukur ve çöküntüler, lav kanalları, lav kemerleri, taş köprüler, taş oluklar lav mağaraları gibi volkanik yapılardır. Ayrıca Küçükger bölgesinde İslamiyet öncesi Türk mezarları da belirlenmiş olup henüz kamuoyuna duyurulması yapılmamıştır ve konu hakkında incelemeler sürmektedir. Hatta yapılan arazi incelemelerinde tarih öncesi insanlara ait olduğu düşünülen belirtilere rastlanmıştır. Alan bu özellikleri ile bir Jeopark için gerekli bütün unsurları fazlasıyla taşımaktadır. Alan taşıdığı bu eşsiz jeolojik oluşumları ile yer bilimciler için paha biçilemez bir eğitim ortamı da sunmaktadır.

Leçelik alandaki özel jeolojik oluşumlardan birisi Lav tünelleridir ve bu tünellerden bir kısmı zengin bir hayvan çeşitliliğine sahiptir. Lav tünellerinde yapılan ön tespitlerle öncelikle burada yaşayan yarasalar kayıt altına alınmıştır. Yapılan tespitlerde bu tünellerde Akdeniz Nalburunlu Yarasası, Mehely Nalburunlu Yarasası, Uzunayaklı Yarasa ve Uzunkanatlı Yarasa’nın yaşadığı ve sayılarının 40.000 bireye kadar çıkabildiğini göstermiştir. Bu yarasa türlerinin nesli tehlike altında veya tehlike altına girmeye yakın türlerdir.

Bölge aynı zamanda Hatay Dağ Ceylanı’nın Türkiye’deki tek yaşama ve üreme alanını da içine almaktadır. Bunun yanında 1970’li yılların başında kurutulan Amik Gölü’nün tüm biyolojik çeşitliliğini bünyesinde barındıran Gölbaşı Gölü’de bahse konu alana dâhildir.

Bölgede 4 ay boyunca devam eden ve 16 fotokapan ile yürütülen çalışma ve bölgeden daha önce verilen kayıtlara göre 60 memeli türü bölgede yaşamaktadır. Bu türlerin tam listesi ekte sunulmuştur. Türkiye’de 154 karasal memeli türü bulunmaktadır ve bölgede belirlenen tür sayısı Türkiye’deki toplam memeli tür sayısının yaklaşık % 40’ını oluşturmaktadır. Türkiye’de il bazında daha zengin bir il bulunmamaktadır. Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre alanda belirlenen memeli türlerinin 5 tanesinin nesli tehlikededir ve 4 tanesi de tehlikeye yakın (NT) kategorisinde listelenmektedir.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Türkiye’de bu güne kadar nesilleri tehlikede olduğu için, acilen korunmaları gerektiği için 8 memeli türü için Tür Koruma Eylem Planı yapılmıştır. Bu türler Alageyik (Dama dama), Saz kedisi (Felis chaus), Çizgili sırtlan (Hyanea hyaena), Akdeniz foku (Monachus monachus), Iğdır çölfaresi (Meriones dahli), Faremsi Yediuyur (Myomimus roachi), Kayalık gerbili (Gerbillus dasyurus), Sakallı yarasa (Myotis brandtii)’dır. Dernek tarafından 2016 yılı içinde gerçekleştirdiğimiz çalışmalar bu türlerden üç tanesinin Leçelik alan ve güney bitişiğindeki Dağ ceylanı yaşama alanı içinde yaşamakta olduğunu göstermiştir. Bu türler Saz kedisi (Felis chaus), Çizgili sırtlan (Hyanea hyaena) ve Kayalık gerbili (Gerbillus dasyurus)’dir. Türkiye’nin başka hiçbir yerinde hakkında Tür Koruma Eylem Planı yapılan 3 memeli türünün aynı alanda yaşadığı bir alan yoktur. Sadece bu durum bile alanın Biyolojik çeşitlilik bakımından değerini ve eşsizliğini ortaya koymaktadır.

Hatay bölgesi ve özellikle de Leçelik alan, bu alanın güneyindeki ve kuzeyindeki uzun vadi şeklindeki düzlük Hatay’dan giren ve Kuzeydoğu Anadolu’ya doğru yönelerek Kafkaslar üzerinden kuzeye göçen göçmen kuşların ana göç rotasıdır. Leçelik bölgeden batıya yönelen kuşlar ise Belen geçidinden geçerek Anadolu’ya yayılmakta ve sonrasında Boğazlardan geçerek Avrupa üzerinden kuzeye yönelmektedir. Bu açıdan bölge neredeyse Türkiye’deki göçmen kuşların tamamının geçtiği bir ana dağıtım istasyonu konumundadır.

Alanın özel bir değeri de bölge için önemli ve çok iyi bilinen bir kültürel değerdir.

Hatay dağ ceylanı ve Ceylanbaba inancı - Hatay dağ ceylanı (Gazella gazella)’nın günümüze kadar korunabilmesindeki en önemli husus dayandığı kültürel bir değerdir. Bu kültürel değerin kaynağı Ceylanbaba (Raşağa) Türbesidir. Raşağa Zeynel Abidin Hz.’nin soyundan geldiği sanılan ocak sahibi bir çobandır. Rivayet öyledir ki köy ağasının belli miktarda koyunları vardı, bu koyunlara çobanlık yapan zatı muhterem, koyun ve keçileri otlatıp bakımlarını ve sağımlarını yapardı. Köy ağasına bir şikâyet gelir ve çobanın koyunlardan sağdığı sütün bir miktarını gizlice çalıp kendi evine götürdüğü dedikodusu yayılmıştı. Köy ağası bu çobanı gizlice takip ettirip olayın doğruluğunu araştırmak ister, koyunların sağım yeri olan bostan tepede iki erini görevlendirip çobanı gözlemelerini emreder. Sağım saati geldiğinde keçi ve koyunların sağım işlemi bittikten bir süre sonra, gözcüler Bostan tepe denen tepelik alandan bir sürü halinde ceylanın gelip sağılmak üzere çobanın karşısında sıraya girdiğini görür. Sağımı biten ceylanlara komut verircesine çobanın Arapça seslenmesiyle ceylanlar çekilip gider. Bunu gelip köy ağasına anlatan gözcüler ağayı inandıramazlar ve ağa inanmayınca bu gözlem bir kaç gün sürer. Çobanın hırsızlık yapmadığına kanaat getiren ağa bu çobanın ermiş bir kimse olduğunu ilan ederek kendisi de ona biat eder. Raşağa’nın başka marifetleri de vardır inanışa göre çocuk sahibi olamayanlar şifa bulur onun eliyle. Bölgede hala onların ismiyle adlandırılmış birçok kişi vardır. Ayrıca uyku esnasında korkanlar ve akli dengesi bozuk olanların bu zattan şifa bulduğuna inanılır. Daha sonra bir türbe inşa edilmiştir ve inanışa göre türbede bu zatı muhterem şifa dağıtmaya devam etmiştir. Kurtuluş savaşı sonrası bölgeye tel örgü çekilmesiyle tampon bölge denilen sınır güvenlik bölgesinde kalan köy boşaltılmıştır. Gömüt köyü olarak bilinen köy taşındığı yeni yerde yeni isimi olan Demirkonak köyü olarak bilinir.

Bu kadar çok kültürel, jeolojik değeri ve biyoçeşitliliği bünyesinde barındıran alanın hâlihazırda bir korunma statüsünde olmaması ülkemiz açısından da eksikliktir. Buna ek olarak geçmiş yıllarda Hatay Dağ Ceylanı yaşam alanına yapılmak istenen ve derneğimizin yoğun çabası ile engellenen çimento fabrikası yapılma girişimi nedeniyle Hatay Dağ Ceylanı yaşam alanı hâlihazırda sanayi bölgesi olarak ilan edilmiş durumdadır. Gaziantep Kilis organize sanayi bölgesinden gelip Hassa ile İskenderun Körfezi arasında planlanan tünel nedeniyle Aktepe-Hassa-Akbez’in güneyindeki halk arasında leçelik bölge olarak adlandırılan volkanik alan da Organize Sanayi Bölgesi yapılmak üzere tahrip edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Yukarıda sayılan nedenlerle, Reyhanlı’dan başlayacak ve Kilis-Gaziantep sınırına kadar devam edecek sınır bölgesindeki özellikle Afrika kökenli türler başta olmak üzere yaban hayatının ve volkanik arazideki doğal değerlerin belki de ileride ülkemizin ikinci jeoparkı olarak düzenlenmek üzere korunabilmesi için korunan alan ilan edilmesi hususunda;

Gereğini saygılarımla arz ederim.

İlgili mail adresleri:

Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir..
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 
İmza kampanyasına detek için metni ilgili yerlere mail ile gönderebilirsiniz veya aşağıdaki linkten Hatay Şubemizin change.org'da başlattığı kampanyamıza imza verebilirsiniz. Şimdi doğayı savunma zamanı.